Ad

iklim seneryoları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iklim seneryoları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Su Haritası Alarm Veriyor: Yeraltı Suyu Tükeniyor


YERALTI SULARI TÜKENİYOR: GELECEĞİN SESSİZ KRİZİNE HAZIR MIYIZ?

Sevgili dostlar,

Bir bardak suya ulaşmanın ne kadar kolay olduğunu düşünebiliriz. Ancak dünyada milyarlarca insan için bu sıradan bir eylem değil, aksine bir hayatta kalma mücadelesi. Su, dünyanın her köşesinde eşit dağıtılmış bir kaynak değil. Ve ne yazık ki, artık sadece yüzey sularından değil, yeraltı sularından da umudumuz azalıyor.

Yeraltı Suyu Nerelerde Bitiyor?

Dünya Kaynak Enstitüsü’nün 2019 verileriyle hazırladığı analiz, pek çok ülkenin yeraltı suyu kıtlığı yaşadığını açıkça ortaya koyuyor. Katar, İsrail, Lübnan ve İran başta olmak üzere birçok bölgede yeraltı suyu çekimleri, yenilenebilir kaynakların ötesine geçmiş durumda. Kısacası, insanlar doğanın sunduğu kadar suyu değil, daha fazlasını çekiyor. Bu ise hem toprak altındaki dengenin bozulmasına hem de su krizlerinin kalıcı hale gelmesine neden oluyor.

Küresel Düzeyde Korkutan Eğilim

Artan sanayi üretimi, kontrolsüz tarım sulamaları, çarpık kentleşme ve nüfus yoğunluğu yeraltı suyu üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde su kaynaklarının kötü yönetimi bu sorunu daha da derinleştiriyor. National Geographic, ESRI ve Utrecht Üniversitesi tarafından hazırlanan Dünya Su Haritası bu gerçeği yüzümüze vuruyor: 40 yıllık veri analizine göre dünya genelinde 22 sıcak nokta, su talebinin yenilenebilir su arzını aştığı bölgeler olarak belirlenmiş durumda.

Kaliforniya'dan Nil Nehri’ne, Türkiye’den Afrika’ya: Dünyada ve Ülkemizde Durum Ne?

Dünya Su Haritası’na göre birçok kritik bölge ciddi yeraltı suyu kıtlığı ile karşı karşıya. Meksika'dan Mısır'a, Pakistan'dan Endonezya'ya dek pek çok ülkede tarımın ve şehirleşmenin yoğun olduğu alanlar su kriziyle mücadele ediyor. Fakat Türkiye'nin durumu da hiç iç açıcı değil. Haritada Türkiye, yeraltı suyu kıtlığı açısından “yüksek” risk kategorisinde yer alıyor. Özellikle Konya Ovası, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu gibi tarımsal üretimin yoğun olduğu bölgelerimizde yeraltı suları hızla azalıyor.

Türkiye'de tarımsal sulamanın önemli bölümü hâlâ yeraltı sularından sağlanıyor ve çoğunlukla geleneksel sulama yöntemleriyle gerçekleştiriliyor. Bu durum, yenilenebilir kaynaklardan daha fazla su çekmemize yol açıyor. Aynı zamanda artan nüfus, şehirleşme ve iklim değişikliğinin etkileriyle beraber Türkiye'deki yeraltı suyu rezervleri her geçen gün biraz daha azalıyor. Gelecekte ülkemizde su krizi yaşamamak adına, acilen yeraltı su kaynaklarımızı daha bilinçli yönetmeli ve sürdürülebilir yöntemlere geçiş yapmalıyız.

Su Kıtlığı Savaşları Mı Getirecek?

Uzmanlar suyun önümüzdeki yıllarda çatışma nedenlerinden biri olabileceğini söylüyor. Çünkü su, sadece tarımsal üretimin değil, sağlığın, eğitimin ve kalkınmanın temel yapı taşı. Suya ulaşamayan topluluklar göç etmek zorunda kalıyor, şehirler plansız büyüyor ve sosyal dengeler sarsılıyor.

Yeraltı Suyunu Nasıl Koruruz?

• Sulama sistemlerinde damla ve basınçlı sistemler tercih edilmeli
• Yeraltı suyu çekimi kontrol altında tutulmalı ve bölgesel planlamalar yapılmalı
• Şehirlerde yağmur suyu hasadı teşvik edilmeli
• Tarımsal üretimde iklim dostu yöntemler benimsenmeli
• Toplumlarda su okuryazarlığı artırılmalı

Sonuç: Suyu Yönetmeden Geleceği Yönetemeyiz

Sevgili dostlar, yeraltı suyunun çekilmesi sadece bir çevre sorunu değildir; aynı zamanda sosyal, ekonomik ve politik bir risktir. Tüm göstergeler, biz yönetemezsek doğanın artık kendini savunamayacağını söylüyor. Suyun değerini musluklar kuruyunca değil, kaynaklar tükenmeden önce anlamalıyız. Çünkü yeraltı suları, gözümüzün görmediği ama hayatımızı taşıyan en büyük hazine olabilir.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yaşadığınız bölgede yeraltı su kaynakları hakkında bilgi sahibi misiniz? Farkındalığımızı birlikte artırmak dileğiyle.

Sevgiyle kalın,

Süleyman ÇETİN
Çevre Yüksek Mühendisi ve Proje Uzmanı




Bir Buçuk Derece Neden Önemli?

Şu anda küresel ısınmada 1.1C civarındayız ve küresel ortalama sıcaklıktaki küçük bir değişikliğin ne kadar büyük bir etkiye sahip olabileceğine gün gün yaşanan iklim felaketleri ile tanık oluyoruz.

Bugün COP27 bitiyor ve umarım küresel sıcaklık artışının sınırlandırılmasına yönelik konuşulan tüm ciddi tedbirler hızlı bir şekilde uygulamaya konulabilir.

Neden 1.5 derece önemli? 

Çünkü 1.5 derece eşik sıcaklık değeridir. Eğer üstüne çıkarsa geri dönülemez sonuçlar doğuracağı için önemlidir.

Eski ABD başkanı Trump'ın biz burada soğuktan donuyoruz diyerek dalga geçtiği gibi bazılarına göre 1.5 derece çok bir şey ifade etmiyor olabilir. Ancak yarım derece ısınan bir bölgede yağan yağışlar buz tutmadığı için ya da kar olarak yağmadığı için tatlı su kaynaklarını beslemez. Yüzeyden akıp gider, giderken de verimli toprakları denizlere doğru süpürür. Bu nedenle 0.1 derecenin bile değeri çok çok önemlidir. Farklı iklim senaryolarının beklenen etkilerinin harika bir gösterimi olarak şu görseli inceleyebilirsiniz..


Bir Buçuk Derece Dediğimizde Neler Anlamalıyız? 

Bir Buçuk Derece, hangi konuları kapsar derseniz onlarda şöyle;

İklim Değişikliği ve Fiziki Çerçeve

  •  Doğal ve antropojenik nedenlere göre iklim değişikliği, öngörüler, senaryolar ve modeller
  •  Arazi kullanımı ve iklim değişikliğine etkileri
  •  Çevresel degredasyon ve iklim değişikliğine etkileri
  •  İklim değişikliği çalışmalarında Uzaktan Algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri
  •  Paleoklimatoloji
  •  Klimajeomorfoloji
  •  İklim değişikliğinin izleri, arazi analiz yöntemleri
  •  İklim değişikliği, ekoloji, biyoçeşitlilik 

İklim Değişikliği ve Adaptasyon (Uyum) Süreci

  •  İklim ve toplum                                                           
  •  İklim değişikliği, doğal afetler ve risk yönetimi
  •  İklim politikaları, hukuki süreçler ve bu süreçteki
  •  İklim değişikliğine uyumlu sürdürülebilir kalkınma
  •  İklim değişikliği ve Kentsel - kırsal planlama
  •  İklim değişikliği ekonomisi
  •  İklim değişikliği ve turizm
  •  İklim değişikliği ve ulaşım
  •  İklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik      
  •  İklim değişikliği ve enerji politikaları
  •  İklim değişikliği ve su sorunu
  •  İklim değişikliği ve iklim göçleri
  •  Adaptasyon sürecinde iklim değişikliği farkındalık

İklim Değişikliği ve Mücadele Süreci

  •  Uluslararası çevre/iklim politikaları ve kuruluşlar
  •  Ulusal çevre/iklim politikaları ve kuruluşlar
  •  Ulusal ve Uluslararası çevre hukuku
  •  İklim değişikliği ve enerji politikaları
  •  Çevre teknolojileri
  •  İnovasyon ve yeşil inovasyon
  •  Sera gazı emisyonları, azaltım süreçleri
  •  İklim değişikliğinin etkilerini azaltım stratejileri (ulusal-uluslararası)